Her Şeyin Suçlusu Gluten?

Gluten ve glutensiz beslenmeyi son yıllarda fazlasıyla duyar olduk. Bazen iş arkadaşımız bahseder, bazen televizyondan kulağımıza çalınır, bazen de besin etiketlerinin üzerinde okuruz gluteni. Sporcu bireyden migren hastasına kadar her kesimden deneyeni var. Peki nedir bu gluten ve glutensiz beslenme? Her derde deva mıdır? Bir protein hayatımızı bu denli nasıl etkiler? Hadi gelin birlikte inceleyim!

Gluten nedir ve neden uzak duruyoruz?

Gluten buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tahıllarda bulunan bir protein. Bu protein son zamanlarda adını sıklıkla duymaya başladığımız “çölyak” hastalığı olan kişilerde bağırsak yapısını bozarak rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Glutensiz beslenme terimi de çölyak hastalığının beslenme tedavisi ile giriyor hayatımıza; çünkü çölyak ve gluten duyarlılığı gibi hastalıklarda gluten içeren tüm besinler, beslenme tedavisi aşamasında hastaların diyetlerinden çıkarılıyor. Fakat artık herhangi bir sağlık problemi olmayan kişiler tarafından da uygulanmaya başlandığını görüyoruz glutensiz beslenmenin.


Son zamanların popüler beslenme yaklaşımlarından ve vücut ağırlığı kaybı için uygulanan diyetlerin yanı sıra yaşam tarzı haline getirilmeye çalışılan bir beslenme şekli olarak da karşımıza çıktığı söylenebilir.


Glutensiz beslenmenin diyet içeriği ve sağlığımıza etkisi nedir?

Genel diyet örüntüsüne baktığımızda çölyak hastalarının beslenme tedavisinde makro besin ögelerinden olan karbonhidrat, protein ve yağ olabildiğince dengeli şekilde veriliyor ancak sağlıklı kişiler tarafından popüler yaşam tarzı olarak benimsenen glutensiz beslenmeninnormal beslenmeye göre daha fazla yağ (özellikle istemediğimiz türden olan doymuş yağ) ve daha az karbonhidrat içerdiğini görüyoruz. Hatta yaratılan algı sebebiyle kişiler karbonhidratı hiç tüketmemeyi bile tercih ediyor.


Glutensiz beslenme sonucu özellikle buğdayın kullanılmamasına bağlı mısır, pirinç gibi alternatif karbonhidratları tercih ediyoruz. Bu tür tahılların glisemik indeksi yüksektir ve tek tip beslenmeye bağlı olarak bu durumun sağlık üzerindeki olumsuz etkileriyle daha fazla karşılaşıyoruz. Bu sebeple insülin direncine sahip kişilerin, pre-diyabet veya diyabet hastalarının glutensiz beslenmesinde glisemik indeks faktörü kişinin sağlığı açısından göz önünde bulundurulması gereken bir faktör.


Glutensiz diyetlerde bizim için faydalı ve karbonhidratın bir türü olan polisakkarit alımı düşmekle birlikte, posa alımımız da azalmakta. Özellikle posa alımının azalması ile birlikte bağırsaklarımızdaki faydalı bakterilerin sayısında azalma ve zararlı bakterilerin sayısında ise artmanın söz konusu olduğu, buna bağlı olarak da özellikle şu son dönemlerde bizim için fazlasıyla önemli olan bağışıklık fonksiyonlarımızın da olumsuz şekilde etkilenebildiği çeşitli çalışmalarda bildiriliyor.


Market raflarında gördüğümüz paketli glutensiz ürünlerin içeriğinde ise dikkat çeken nokta yüksek enerji, yüksek yağ ve yüksek şeker oranıdır. Bu ürünlerin tüketiminin artmasına bağlı enerji alımı artıyor, sağlıklı diyet örüntüsü bozuluyor. Buna bağlı olarak da vücut ağırlığında ki artış tetiklenmekle birlikte ayrıca glutensiz ürünler bazı vitamin ve mineraller açısından yetersiz kalabilmektedir. Bu durum da önemli noktalardan biri aslında.

Peki biz şimdi ne yapalım?

Çölyak veya gluten duyarlılığı hastalığına sahip kişilerin diyetinden gluteni çıkarmak bu kişiler için tek tedavi yoludur. Bilim dünyasında glutensiz beslenmenin bu bireylerdeki etkilerinin yanı sıra otizm, obezite, depresyon ve migren gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde veya semptomlarının azaltılmasına yönelik çalışmalar da yapılmaktadır. Ayrıca sporcularda ve sağlıklı bireyler üzerinde de glutensiz beslenmenin kişilerde nasıl etkilere yol açtığına dair araştırmalar sürmekte ve bu çalışmalar çelişkili sonuçlar vermektedir. Glutensiz beslenme sağlığımızı da daha da geliştirir diyebileceğimiz kanıtlanmış bir bilimsel veri yok demek oluyor yani.


Sonuç olarak şunu diyebiliriz: özellikle buğday içeren ürün tükettikten sonra herhangi bir rahatsızlık (şişkinlik, hazımsızlık vb.) duyuyorsanız veya duyduğunuzu DÜŞÜNÜYORSANIZ bu durumu lütfen doktorunuzla paylaşınız. Rahatsızlık hissetmiyorsanız diyetinizden gluteni çıkarmak için henüz bir sebebiniz yok diyebiliriz.

Bazen sosyal ve görsel medyanın etkisiyle, bazen “alternatif tıp” veya “temiz beslenme” adı altında, çoğunlukla da beslenme ile alakası olmayan kişilerin gündemde kalma çabasıyla gündemde tutulan bir konu haline geldi glutensiz beslenme. Daha sağlıklı olduğu düşüncesi ile beslenme uzmanı bile olmayan kişilerin iddia etmesi üzerine değiştirilen hayat biçimimiz bize zarar da verebilir aslında. Bu yüzden beslenmeniz ile ilgili bir durumda alanında tek yetkin kişi olan biz diyetisyenlere danışmanızı tavsiye ediyorum.

Sağlığımızı korumak ve geliştirmek isterken sağlığımızdan olmayalım derim. Hepimize sağlıklı günler dilerim…

57 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör