Bayram Sofraları Farklı, Öneriler Aynı...

Ah o bütün ailenin bir araya geldiği mutlu ve sevgi dolu bayramlar! Her ne kadar bu yıl biraz buruk ve uzak geçse de çeşit çeşit yemekler ve tatlılar ile dolu sofraların başında olduğumuz zamanlar hep aklımızda. Bayramlarda yediklerimize dikkat etmek elbette zor, beslenme düzenimiz olduğundan farklı hale gelmiş, az miktarda yememiz gereken besinleri kat kat tüketmiş olabiliyoruz. Kırmızı et kurban bayramında ise neredeyse her öğünümüze fazlasıyla dahil oluyor. Bayramda yediklerimize dikkat etmeye; yediğimiz miktarların yanı sıra yemeğin hazırlanması, pişirilmesi ve saklanmasından itibaren başlanması gerekiyor. Gelin bu bayram nelere dikkat edeceğimizi hep birlikte okuyalım.


doğru pişirme ve saklama yöntemlerini tercih edin!

Kurban etlerini genellikle kesildikten 1-2 saat sonra tüketilebiliyor, ancak etin sertliğini kaybetmesi ve sindirim sorunlarına (hazımsızlık, şişkinlik vb.) yol açmaması için kesimden 24 saat sonra etin tüketilmesini öneriyoruz. Özellikle mide rahatsızlığı bulunan kişilerin bu faktörü göz önünde bulundurarak etin dinlenmiş olmasına daha çok dikkat etmeleri gerekiyor.

Et yemeklerine ek yağ ilave etmeden; özellikle kavurma gibi yemeklere tereyağ, iç yağ veya kuyruk yağı gibi yüksek doymuş yağ içerikli katı yağları eklemeden kendi yağında kısık ateşte pişirmeye dikkat edilmeli; kızartma yerine haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmelidir.

Eğer bayramlarda mangal olmazsa olmazınızsa kanserojen madde artışını engellemek için etleri kömürleşecek şekilde pişirmemeye ve ateş ile et arasındaki mesafenin minimum bir karış (15 cm) olmasına dikkat edilmesi gerekiyor. Bu dönemde sakatat tüketimininden kolesterol ve kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin kaçınması gerekiyor.

Etin tüketimi için seçilecek pişirilme yöntemi kadar, uygun saklama koşullarında saklanması da oldukça önemli. Kuşbaşı veya kıyma haline getirilmiş etler, tek pişirimlik şekilde bölünerek buzdolabı poşetleri ile buzluk veya derin dondurucuda -18 derecede dondurularak saklanabilir. Çözdürme işlemi için buzluktan alınan eti buzdolabının daha alt raflarında (2-4 derecede) çözdürdükten sonra tüketmek ve çözülen eti tekrar dondurmamak gerekiyor.


dikkat!

Bayram sofralarında tükettiği besinlere özellikle daha dikkat edecek kişiler ise kalp- damar, hipertansiyon, diyabet ve böbrek hastaları. Çünkü bayram sürecinde artan kırmızı et ve sakatat, şekerli gıda, hamur işi tüketimi kronik hastalığı olan bireyler açısından ciddi sağlık riski teşkil ediyor. Unutmayın, tercih ettiğiniz besinler sağlığınızın önüne geçmemeli !


öğünlerinizi çeşitlendirin!

Ulaşılabilirliğin artmasından dolayı öğünlerimizde özellikle et tüketimimizin arttığı bu günlerde sağlıklı tabak modelini unutmayarak ve öğünlerimizde bu modele uygun besinler tüketerek tabaklarınızı çeşitlendirmeniz şart. Önerdiğimiz “sağlıklı yemek tabağı” modelinde; tabağımızın bir çeyreğinin sebzelerden, bir çeyreğinin tam tahıl ürünlerinden, kalan yarısının ise eşit üç parça halinde süt ve süt ürünlerinden, meyvelerden ve yüksek proteinli gıdalardan oluşmasına dikkat edilmeli. Yani soframızda etin yanı sıra “süt grubunu”, “tahıl grubunu”, “sebze ve meyve grubunu” eksik etmememiz gerekiyor.


hareket etmeyi unutmayın ve bayramın tadını çıkarın!

“Nerede o eski bayramlar?” dedirtecek bir süreçteyiz. Bayramı evde ve bayram ziyaretlerinden kaçınarak geçirmeye, Covid-19 hastalığının bulaşmasını önlemek için üstümüze düşen görevi yapmaya dikkat ederek, evimizde dahi olsak “fazladan yapacağımız her hareket, hareketsizlikten iyidir!” demeli, hareketsizlikten kaçınmalıyız.

Unutmamalıyız ki sağlığımız her şeyden çok daha önemli. Bu dönemde kendimizi her şekilde korumalıyız. Pandemi süreci zor bir süreç olsa da bayram bayramdır! Bu bayram bir araya gelemesek de gönüller bir arada toplansın ve bayramın tadı çıkarılsın, sağlıcakla ve sevgiyle kalın…

43 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör