Aralıklı Açlık (Intermittent Fasting) Efsanesinin Gerçekleri...

Bildiğimiz üzere aralıklı açlık son dönemin en popüler konularından biri. Kilo vermek için önümüze çıkan seçeneklerden biri olan bu beslenme biçimini sağlık üzerine yararlarıyla da pek çok yerde görüyor ve duyuyor; kişilerde uygulamalarıyla ve olumlu geri bildirimlerle karşılaşıyoruz. Fakat bu beslenme biçimine bilimsel bir açıdan bakmayı reddedip sadece alınan olumlu sonuçlara odaklanmakta ısrar ediyoruz. Bu haftaki yazımızda reddettiğimiz bilimsel gerçeklere bir kapı açmaya ne dersiniz?


aralıklı açlık nedir?

Aralıklı açlık çoğunlukla tek bir uygulama yöntemi ile popülaritesini korusa da, pek çok uygulama yöntemi olan bir beslenme biçimi. Uygulama başlıklarına göre 3 başlık altında incelemek mümkün:

Bu yöntemlerden birincisi; Alternatif Gün Açlığı. Aralıklı açlığın bu uygulama yönteminde, bir gün aç kalınıp ertesi gün sınırsız besin tüketimi döngüsü yer alıyor ve bütün hafta bu şekilde devam ediyor.

İkinci uygulama yöntemi, Modifiye Açlık Rejimleri olarak biliniyor. Bu yöntem 5:2 olarak da adlandırılıyor ve haftanın ardışık olmayan 2 gününde enerji ihtiyacının yalnızca %20-25’inin tüketimi hedefleniyor. Diğer 5 gün ise beslenmeye herhangi bir müdahale gerçekleşmiyor.

Son uygulama yöntemi ve en popüler olanı ise Zaman Kısıtlı Beslenme. Aralıklı açlığın toplum tarafından en çok uygulanan ve merak edilen yöntemi bu. Bu yöntemde günde 12 saat ve üzeri açlık hedefleniyor. Genellikle 16 saat açlık, 8 saat beslenme periyodu olarak uygulanıyor.


Bu 3 yöntemden hangisini uygulasam diye düşünmeden önce acaba gerçekten hedeflediğiniz ağırlık kaybı ve sağlık yararları açısından mucize bir yöntem mi diye bakmakta fayda var.


aralıklı açlık efsanesi gerçek mi?

Aralıklı açlığın ağırlık kaybı sağladığı doğru ancak ağırlık kaybı açısından halihazırda uyguladığımız sağlıklı beslenme diyetlerinden bir farkı yok. Yani 12 saat aç kalsanız da ağırlık kaybınız uzun vadede hızlanmıyor. Bahsedilen ağırlık kaybının temeli ise alınan enerjinin, harcanan enerjiden az olmasına dayanıyor. Sağlık faydaları açısından bakıldığında yine sağlıklı beslenme uygulamalarından çok farklı olmamakla birlikte; bu sağlık faydalarını kanıtlayan çoğu çalışma hayvan çalışmaları üzerinde yapılmış. Yani insanlar üzerinde yapılan çalışma az sayıda ve kısa süreli. Bu diyeti uygulayan bireylerin 5 yıl sonra sağlıkları üzerinde nasıl bir sorun veya faydayla karşılaşacağını hala bilmiyoruz. Bütün bunlar ele alındığında "Aralıklı Açlık" anlatıldığı gibi mucize dolu bir yöntem olarak değil, soru işaretleriyle dolu bir beslenme biçimi olarak akıllarımızda kalmalı.


Aynı zamanda sürekli ne yiyeceğini düşünen ve defalarca diyet girişimi olan bireyler için bu yöntemin uygun olma ihtimali çok düşük. Çünkü bu kadar sınırlamayla dolu bir beslenme biçimi uzun vadede sürdürülebilir olmayacak ve ağırlık kaybı sağlasanız bile bunu korumanız çok zor olacaktır. Yaşam tarzına adapte edilmesi zor bir beslenme biçimi olduğu ve bu nedenle diyet süreçlerinde en önemli unsur olan sürdürülebilirlik ilkesine uyumu zor olduğu unutulmamalıdır.


Bütün diyetlerde uygulamadan önce dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise kan parametreleriniz ve medikal durumunuz. Lütfen doktorunuza ve diyetisyeninize danışmadan bu tip diyetleri uygulamayanız çünkü sağlığınız kilonuzdan çok daha değerli!

138 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör